|
(Rasulüm!) "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsa- nız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.
Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir."
(Al-i İmran, 31)
|
Duada Azim ve Karar
Enes b. Malik (r.a.)
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz dua ettiği zaman
azimli ve kararlı olsun. Ve sakın: Allahım, dilersen bana ver! demesin.
Çünkü Allah'ı zorlayacak (hiç bir kuvvet) yoktur" demiştir.
Sahih-i Müslim'deki
hadis numarası: 4837
Duada Acele Etmemek Gerekir
Ebu Hureyre'den (r.a.)
nakledildiğine göre:
Allah Resulü (a.s.): "Biriniz acele ederek: Ben dua ettim fakat kabul
olunmadı demedikçe duası kabul edilir" buyurdu.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4916
Dile Hafif, Mizanda Ağır İki Kelime
Ebu Hureyre'den: Nebi (as) şöyle buyurur:
"İki kelime vardır ki, dile hafif, mizanda ağırdırlar: Sübhanellahi ve bi hamdihi, sübhanellahi'l-azim."
(Buhari, Deavat: 11/175)
Belaya Uğramış Kimse Görülünce
Ebu Hureyre'den: Nebi (as) şöyle buyurdu:
"Belaya uğramış birini gören kimse: Senin tutulduğun beladan bana afiyet veren, yaratılanlardan bir çoğuna beni faziletli kılan Allah'a hamd olsun, derse ona bu bela isabet etmez."
(Tirmizi, Deavat: 3428)
Üzüntü ve Sıkıntı Duaları
Ebu Hureyre'den:
Nebi'ye (as) bir iş üzüntü verdiği zaman başını semaya kaldırır ve:
"Sübhanellahi'l-azim" (Büyük olan Allah'ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim)
derdi. Duada biraz daha gayret edince:
"Ya Hayyu, Ya Kayyumu" (Ey Hayat Sahibi, Ey Kayyum)
derdi.
(Tirmizi, Deavat: 3432)
İstihare Duası
Cabir İbn-i Abdillah'tan (ra) şöyle rivayet edilmiştir:
Cabir (ra) demiştir ki: Rasulüllah (as) Kur'an'dan bir sure öğretir gibi (büyük küçük) işlerimizin hepsinde bize istihare (duasını) talim ederek buyurdu ki:
"Sizden biriniz, bir işe kalben azmettiğinde o kimse farz değil, (istihare niyetiyle nafile olarak) iki rekat namaz kılsın. (Namazdan) sonra şöyle di(ye dua et)sin:
Ya Rab! (Hakkımda hayırlısını) bildiğin için Sen'den ben, hayırlısını (bildirmeni) dilerim. Ve gücün yetiştiğinden, Sen'den beni kudretlendirmeni dilerim. Ya Rab! Hayırlı olan cihetin tebyin
ve takdirini Sen'in o büyük fazlından isterim. Allah'ım! Sen'in (her şeye) gücün yeter, halbuki benim yetmez. Sen (her şeyi) bilirsin de halbuki ben bilmem. Muhakkak Sen, şuurumuzdan uzak olan her şeyi de pek yakından bilirsin. Ya Rab! Bilirsen (ki, bildiğinde hiç şüphe yoktur) şu azmettiğim iş dinime, dünya ve ahiretime taalluku cihetiyle benim için hayırlıdır, bunu bana mukadder kıl,
(beni buna muvaffak kıl) ve bunu bana müyesser kıl. Sonra işlemeye kudret bahşettiğin ve bana müyesser kıldığın bu işi, bana mübarek kıl, (hayr-ü bereketini arttır). Yine bilirsen (ki, bildiğinde hiç şüphe yoktur) şu azmettiğim iş dinime, dünya ve ahiretime taalluku itibariyle benim için şerdir, bu işi benden, beni (ve gönlümü) de bu işten çevir. Ve hayır, her nerede ise o hayrı bana makdur (ve müyesser) kıl. Sonra nefsimi,
bu hayr-ı makdure razı kıl."
Cabir (ra) demiştir ki: istihare eden mü'min, (duanın "bu iş" diye kinaye tarikıyla zikredilen her yerinde) hacetini adıyla anar, (tasrih eder).
(Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, IV.cilt, s.132, 598.Hadis)
|